ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİYLE MİSAK-I MİLLÎ SÛRETLERİ (Orijinal
ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİYLE
MİSAK-I MİLLÎ SÛRETLERİ
(Orijinal Metin)
Milletin istiklâl mücahedesindeki hedefini ve aled-derecat icraat programını göstermesi itibariyle Sivas ve Erzurum Kongreleri mukarreratıyla Anadolunun talep ve ısrarı üzerine içtima eden son Osmanlı Meclis-i Mebusanında tespit edilen Misâk-ı Millî suretleri âtîdedir:
Erzurum Kongresi Mukarreratı
Bismillahirrahmanirrahim
Şarkî Anadolunun ittifâk-ı tâmmıyla 10-23 Temmuz 1335 tarihinde Erzurumda akd olunan ilk kongrenin mukarreratıdır:
Mevad-ı Esasiye
1. Vilâyât-ı Şarkiyye ve Trabzon Vilayeti ve Canik Sancağı gayr-i kabil-i infikâk ve câmia-i Osmaniyenin bir rükknü olmak üzere bir küll teşkil eder.
Trabzon Vilayeti ve Canik Sancağıyla Vilâyât-ı Şarkıyye nâmını taşıyan Erzurum, Sivas, Diyarbakır, Mamuratülaziz, Van, Bitlis ve bu meyandaki elviye-i müstakille hiç bir sebep ve bahane ile yekdiğerinden ayrılmak imkânı tasavvur edilemeyen bir küll olup saadet ve felâkette iştirâk-ı tâmmı kabul ve mukadderatı hakkında aynı maksadı hedef ittihaz ederler. Bu mıntıkada yaşayan bilcümle anasır-ı İslamiye yekdiğerine karşı hürmet-i mütekabile ve hiss-i fedâkârî ile meşhûn ve vaziyet-i ırkıyye ve ictimaiyye ve şerait-i muhitiyyelerine riâyetkâr öz kardaşlardır.
2. Her türlü işgal ve müdahaleyi Rumluk ve Ermenilik teşkili gayesine matuf olarak telakki edeceğimizden müttehiden müdafaa ve mukavemet esası kabul edilmiştir:
Vatanımızda öteden beri birlikte yaşadığımız bilcümle anasır-ı Hristiyaniyenin kavanin-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniye ile müeyyed hukuk-ı müktesebelerine tamamen riayetkârız. Bunların mal, can ve ırzlarının musuniyeti mukteziyat-ı diniyye, ananat-ı milliye ve esasat-ı kanuniyyemizden olmakla bu esas, kongrenin kanaat-ı umumiyesiyle de tekrar edilmiştir. Ancak Rum ve Ermenilerin bizzat veya bilvasıta, hafi ve celi her ne şekil ve surette olursa olsun hakimiyet-i Osmaniye ve hukuk-ı İslamiyeyi ve mevcudiyet-i milliyemizi muhill bir vaziyet almalarına katiyen müsaade edilmeyecektir. Millet ve vatanımızın zararını müeddi her nevi teşebbüslerine karşı milletimiz, bilcümle vesait-i maddiye ve maneviyesiyle müdafaa ve mukabelede kendini sahib-i hak ve selahiyet telakki eder. Bu bâbda Düvel-i İtilafiyenin herhangi bir surette vuku bulacak teşebbüsatını aynı gayenin husulüne matuf bir sebep telakki eyleyeceğimizden bu takdirde dahi hukuk ve mukaddesatımızı bütün varlığımızla müdafaada katiyen tereddüd edilmeyecektir. İcab eden esbap ve tedabir-i tedafüiyye ittihazı zaruri görülmüştür.
3.Hükümet-i Osmaniyenin tehlike-i inhilâline karşı saltanat ve hilafet-i Osmaniye ve İslamiyenin bekası esas maksadı teşkil ettiği cihetle vilâyât-ı saire ile müttehiden ve temin-i iştirak mümkün olamadığı takdirde Anadolu-yı Şarkî vilayetlerince münferiden müdafaa ve mukavemet esası kabul edilmiştir.
Gaye-i mukaddesenin temini için Şarkî Anadolu vilâyetlerince vilâyât-ı sâire ile her nokta-ı nazardan iştirak-i mesaîyi temin emel-i katîdir. Ancak hasbel-vaziyye bu mesaîye bil-fiil iştirâke vilâyât-ı mezkurece imkân görülemediği takdirde dahi esas maksad mahfuzdur. Yani bir küll teşkil eden Şarkî Anadolu vilâyetlerince müttehiden gaye-i mukaddesenin istihsali için teşebbüsata devam edilecektir. Taht-ı işgalde bulunup iradelerini istimal ve serbest izhâr edemeyen mahallerdeki dindaşlarımızı serd olunan şerait-i mücbirenin zevâline kadar mazur göreceğiz.
4. Hükümet-i Osmaniye bir tazyik-i düvelî karşısında buraları terk ve ihmâl etmek ıztırârında bulunduğu anlaşıldığı takdirde alınacak idarî, siyâsî, askerî vaziyetlerin tayin ve tesbiti
Hükümet-i Osmaniye bir tazyik-i düvelî karşısında (Allah göstermesin) vatan-ı umumînin izmihlâlı nâmına bir mukaddeme demek olan buraları terk ve ihmâl etmek ıztırârında bulunduğu takdirde yani Şarkî Anadolu vilayetlerinin Hükümet-i Osmâniyyeye ve makam-ı hilâfete merbûtiyeti muahedât imzâ edilmek ve Düvel-i İtilâfiyyeye muhtıra ve notalar itâ olunmak suretiyle veya kanaat-bahş olacak vesaik-i saire-i siyasiyye ile terk ve ihmâl olunduğu tahakkuk eylediği halde hilâfet-i mukaddeseye ve saltanat-ı Osmaniyyeye olan merbutiyetimizi muhafaza ve temin etmek ve vatanımızı Rum ve Ermeni ayakları altında çiğnetmemek üzere derhal mıntıkası musarrah olan Şarkî Anadoluda bir idare-i muvakkate teşkil edilecektir ve hâlen mevcud olan teşkilat ve kavanîn-i mevzua-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye dairesinde tedvir-i umura devam edilecektir ve bilcümle mülkî ve askerî rüesâ ve memurîn-i devlet işbu idâre-i muvakkateye tâbi olacaktır. İdare-i muvakkate tekmil ecnebî devletlerine işbu vaziyet-i cedideyi usûlen ve resmen iblağ edecektir. Mevzu bahis olan idare-i muvakkate teşkilât-ı milliyemizin vücude getirdiği kongrece intihâb olunacak heyettir. Tasavvur edilen hâl, kongrenin münakid bulunmadığı bir zamanda vukua geldiği takdirde Heyet-i Temsiliyye işbu intihâb vazifesini muvakkaten deruhte ederek mâ-vakaadan derhal vilâyâtı haberdâr edecek ve hemen kongreyi ictimâya davet eyleyecektir.
5. Heyet-i Temsiliyye tarafından Heyet-i Merkeziyyeler vasıtasıyla tebligat icra edilmedikçe muhâceret memnûdur. Heyet-i Temsiliyye muhâceretin vilâyât-ı Şarkıyye dahilinde olmak üzere tarz-ı icrâsını ve mahallini ihzâr ve tesbit edecektir.
Heyet-i Temsiliyye düçar-ı taarruz olması ihtimâli olan mahalleri şimdiden nazar-ı dikkate alacaktır. Bu taarruzların mahiyet ve vüsatini teemmül edecektir. Buna nazaran icab eden ahalinin sıyânet-i hayatları için mesken, iaşe vesaire nokta-i nazarlarından mahallî heyet-i idarelerin tedkikatına müsteniden bir plan yapacaktır. Bu plan ve bunun suret-i icrası mahallî heyet-i idarelerince şimdiden malum olacaktır. Zaman-ı icrâsı tehlikenin tahakkuku halinde bildirilecektir.
Ancak esbâb-ı muhtelifeden dolayı ân-ı mutasavver mahalline vakt ü zamanıyla tebliğ edilemediği takdirde mahallî heyet-i idâreler vakanın hüdûsuyla planın tatbiki lüzumuna kanaat-ı tâmme hâsıl eder ise mesuliyeti üzerine alarak tatbik etmekle beraber Heyet-i Temsiliyyeyi haberdar eyleyecektir. Mesele gayet mühim ve nâzik ve her türlü tedâbire rağmen şâyân-ı arzu olmayan ahvâl-i perişânîyi mûcib olabileceğinden son derece iltizam-ı dikkat ve ihtiyât olunmalıdır. Ahalinin bulunduğu yerden nakil suretiyle imkân-ı tahaffuz bulunamadığı takdirde ahalîyi yerinden oynatmamak şâyân-ı tercih olacağından bu takdirde dahi mucib-i zarar olmayacak tarz-ı hareket iltizâm ve aynı zamanda aynı muntazam kuvvetlerin mahalli tecavüzüne karşı tedâbir ittihaz eylemek sureti kabul edilecektir.
6. Yedi Vilâyetin nasıl yekdiğerinden gayr-i münfek bir küll teşkil ettiğini ve buradaki hukuk-ı İslâmiyye istikrar ve şümûlünün hiç bir sûretle kabil-i izale olmadığını efkâr-ı umumiyye-i cihâna karşı izhâr ve iblağ etmek:
Kongremizin hitâmıyla beraber teşkilât-ı milliyemizdeki gaye ve kongremizin inikadındaki maksad ve meslek-i harekâtımıza dair kongrece takarrur eden husûsât, hulâsa milletimizin âmâl ve metâlibât-ı vicdâniyyesi gayet sarih ve katî bir beyanname ile millete ve hükümet-i merkeziyyeye ve ecnebilere iblağ olunacaktır. Bundan başka maksad ve meslek-i teşkilatımızı neşr ve tamim ve her tarafca hüsn-i tefhim ve telkin hususunda aza-yı cemiyetten her biri ve bittabi bilcümle heyet-i idare ve Heyet-i Temsiliyye mükellef ve muvazzaftır. Bu bâbda mümkün olan her türlü vesâitin imkân-ı tedâriki bulunan bilcümle merâkizde ekallı bir gazeteyi o mahallin heyet-i idaresi taht-ı himâyesine alacaktır. Kongrece ittihaz edilmiş ve vicdân-ı millîye mutabık olan mukarrerat ve esasat aleyhinde kavlen, kalemen, fiilen her hangi bir şahıs veya kuvvet tarafından su-i tefsisat ve telkinatta bulunulduğu takdirde harekât-ı vakıa bütün manasıyla millet ve vatana hiyanet telakki edilecektir.
7. Teşkilâtımızın bu tasavvurâtı saha-i imkâna çıkarabilecek bir hâle ifrâğı:
1. Cemiyyetin Ünvanı
Vatanımızın maruz kaldığı hâdisât ve vekâyi ile ve tamamen aynı maksadla vicdân-ı millîden doğmuş cemiyetlerin ittihat ve ittifakıyla hâsıl olmuş olan kitle-i umumiyye Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ünvanıyla tevsim kılınmıştır. İşbu millî cemiyet her türlü fırka cereyanlarından âridir.
2. Maksad
Osmanlı vatanının tamamiyetini ve makam-ı muallâ-yı Hilafet ve saltanatın ve istiklâl-i millînin masuniyetini temin zımnında Kuva-yı Milliyeyi âmil ve irâde-i milliyeyi hâkim kılmaktır.
3. Teşkilât
a. Bilumum İslâm vatandaşlar bu millî cemiyetin âzâ-yı tabiiyyesindendir.
b. Teşkilat, her biri aledderecat yekdiğerine merbût olmak üzere köy ve mahallâttan başlayararak nâhiye, kaza, liva, vilâyet, müstakil liva taksimatına tabidir. Köy, nâhiye, kaza ve mülhak livalarda heyet-i idareler ve müstakil livalarla vilâyetlerde heyet-i merkeziyyeler ve kongrece müntehib bir heyet-i temsiliyye vardır.
1. Köy Heyet-i İdaresi:
Köyde ve mahallâtda mukim köy ve mahalle halkından müntehib lâ-ekal üç azadan terekküp eder. İçlerinden biri bilintihab reis olur.
Vazifesi:
Köylüyü ve mahalle halkını tehlikeye karşı muhafaza ve irşad etmek ve mâ-fevk heyetten alacağı talimatı tefhim ve ilan ve ahkâmını tatbik ettirmektir. Köy ve mahalle halkının ahvâli hakkındaki düşüncelerinden mâ-fevk heyeti haberdar eylemektir.
2. Nâhiye Heyet-i İdaresi:
Nâhiyeyi teşkil eden köyler heyet-i idarelerince müntehib lâ-ekal üç azadan terekküp eder. İçlerinden biri bilintihab reis olur. Vazifesi, bütün köylerdeki cereyân-ı millîyi tevhid etmek ve tehlike karşısında onları müheyya bulundurmak ve mâ-fevk heyetten alacağı talimatı tebliğ ve tatbik ve ahkâmını temin eylemektir.
3. Kaza Heyet-i İdaresi:
Merkeze merbut mahalle, köy ve nevahî heyet-i idareleri tarafından müntehib lâ-ekal beş azadan terekküp eder. İçlerinden biri bilintihab reis olur.
Vazifesi:
Kaza dahilinde cereyan-ı millîyi tevhid etmek ve ahaliyi tehlike karşısında müheyyâ bulundurmak hususunda köy ve nahiye heyet-i idarelerinin vazifelerini hüsn-i ifa ve her köy ve mahallenin ve kendisine mülhak nevâhînin cesâmetine ve icabat-ı mevkiiyyesine göre Bekçi Teşkilatını takip ve icra ettirmek ve mâ-fevk heyet-i idareden ahz ve telakki edeceği talimat dairesinde cemiyetin her türlü âmâl ve makasıdının husûlünü temin ve teshil eylemektir. Bu teşkilat aynen tatbik mümkün olamayan yerlerde mahallinin şerait ve icabatına muvafık bir tarzda icrâ olunur ve en yakın heyet-i idareye kesb-i irtibât eder.
4. Livâ Heyet-i İdaresi:
Livâya mülhak kazalar ile merkez-i livâya merbût kurâ ve mahallât ve nevâhî heyetleri tarafından müntehib lâ-ekal yedi azadan terekküp eder. İçlerinden birisi bilintihâb reis olur. Ancak liva merkezlerinde ayrıca kaza teşkilatı yapılmayacak ve vazifesi bu heyet tarafından görülecektir.
Vazifesi:
Cemiyetin nizamnameye mutabık olarak teşkilatını taazzüv ettirmek ve bilhassa Bekçi Teşkilatına ehemmiyeti nisbetinde atf-ı dikkat ettirmek ve liva mülhakatı dahilinde her türlü makasıd-ı siyasiyyeden âzâde olan makasıd-ı nezihiyyeye mani olabilecek her türlü teşebbüsatı derhal akim bırakmak ve bu hususat için lüzum görülecek mukabil vesaite müracaat eylemek ve mâ-fevk heyet-i merkeziyye ile sıkı bir temas ve irtibatta bulunarak oradan ahz edeceği talimat dairesinde hareket eylemektir. Teahhuru, cemiyetin makasıd-ı esasiyyesine ve memleket ve milletimizin hayat ve menafiine muzır ve tehlikeli olabilecek fevkalâde mühim ve müstacel ahvâlde liva heyet-i idaresi doğrudan doğruya Heyet-i Temsiliyyeye müracaat eder ve mensup olduğu vilâyet heyet-i merkeziyyesine de malumat ita eyler. Heyet-i Temsiliyye livaya vereceği cevaptan vilayet heyet-i merkeziyyesini de haberdar eyler.
5. Müstakil Liva ve Vilâyet Heyet-i Merkeziyyesi:
Nevâhi, kaza ve liva heyet-i idareleri tarafından müntehib on azadan terekküp eder içlerinden biri bilintihab reis olur. Bu heyet aynı zamanda merkez kazasının heyet-i idaresi makamına kaimdir.
Vazifesi:
Vilâyet dâhilinde mevcut bilcümle heyet-i idarelerin vezaif-i mevdualarını hüsn-i ifa eylemelerini temin ve heyet-i temsiliyye ile icra edeceği muhâberât netâyicinden ve oradan alacağı talimat ve malumattan icap edenleri derhal haberdar eder. Teşkilât-ı milliyeye ait hususâtı bilâ-terâhî takip ve netayicinden heyet-i temsiliyyeye malumat ita eyler. Vilâyet hududu haricinde ve fakat cemiyetin muhiti dahilinde vuku ve hudusüna muttali olabileceği ahvâl ve hâdisât-ı fevkalâdeden hem mahallini ve hem Heyet-i Temsiliyyeyi derhâl haberdar eyler. Ahvâl-i fevkalâdede lüzum görülürse fevkalâde olarak vilayet kongresini ictimâa davet eder. Heyet-i merkeziyye kongreye karşı bir senelik malumat ve hesabatından mesuldur.
6. Vilâyet Kongresi:
a. Makasıd-ı milliye etrafında daha âmm ve şâmil bir surette anlaşmak ve tedabir-i lâzimeyi ittihâz eylemek üzere senede bir defa Mart, Nisan, Mayıs ayları zarfında vilâyet merkezinde bir kongre akd edilecektir. Vilâyet kongresi nâmıyla tevsim edilecek olan işbu kongre, kaza ve liva idarelerinden müntehib ikişer azanın iştirâkiyle inikad eder.
Vazifesi:
Vilâyet dahilinde bir senelik mesâî-i milliye ve netâyicini tedkik ve karara rabt ile umumî kongreye ait raporu ve cemiyetin vilâyetine ait hususi bütçesini tayin ve tesbit eyler ve Heyet-i Temsiliyyeye ait masarifi ifrâz ve irsâl eyler.
Umumî Kongre
b. Umumî kongre senede bir defa 10-23 Temmuzda inikad eyler. Mahall-i inikad Heyet-i Temsiliyye ile vilâyât heyet-i merkeziyyelerinin bilmuhabere kararlaştıracağı mahaldir. Umumî kongre kaza, livâ heyet-i idareleriyle müstakil liva ve vilayât heyet-i merkeziyyelerince mühtehib birer azadan teşekkül eder. Millet ve memleketin mukadderatı hakkında her türlü müzâkerât icrâ ve mukarrerat ittihaz eyler. Heyet-i Temsiliyyenin bir senelik icraat ve teşebbüsâtını tedkik ve neticesine göre hüküm ve kararını ita eder. Ve Heyet-i Temsiliyyeyi ibka veya tecdiden intihab ve Heyet-i Temsiliyyenin bütçesini tayin ve kabul eder.
Heyet-i Temsiliyye azaları kongre müzâkeratında îrâd-ı kelâma selâhiyettar olup itâ-yı reye mezun değillerdir.
7. Heyet-i Temsiliyye:
Heyet-i Temsiliyye, âtîdeki mâdde-i müzeyyelede mezkûr olduğu vechile kongre tarafından müntehib evsâf-ı lâzimeyi hâiz asgari dokuz, azami on altı azadan terekküp eder. İçlerinden bir reis olur. Bir de Heyet-i Tahririyyesi vardır. Merkezi, ahvâl ve hâdisâta göre en münasip göreceği mahaldir. Şarkî Anadolu vilayetlerinde mevcut teşkilât-ı milliyemizin esbâb-ı beka ve devamını temin ve bu hususda lâzimgelen tedâbiri ihzâra bilcümle heyet-i müteşekkileyi bir noktada cem ve tevhid ve temsil ederek teşkilât-ı mezkure beynindeki ahenk ve irtibatı tesis ve bu suretle âmâl ve makasıd-ı milliyenin sürat ve sühûlet-i husûlünü temin eder.
Heyet-i Temsiliyye Nizamnamesinin mevâdd-ı esâsiyyesinde musarrah olan maksad-ı katî-i millînin bir noktasını bile ihmâl etmemek şartıyla vatanın tamamiyet ve milletimizin istiklâlini temin hususunda her türlü tedabire ve mukarrerât-ı siyâsiyye ve icrâiyyeyi ittihaza mezundur. Ancak mukadderat-ı memleket ve millet hakkında mühim ve esaslı mesailde katî karar ittihazından evvel heyet-i merkeziyyelerin reyini istihsal eder. Mukadderat-ı memleket ve milleti katiyen tayin ve tesbit edecek vaziyetler için dahi son kati kararı kongre müzakeresi ile ita edebilir. Ahvâl-i fevkalâde zuhûrunda heyet-i temsiliyye umumî kongreyi fevkalâde olarak ictimaya davet eder. Heyet-i Temsiliyye umumî kongreye karşı bütün bir senelik muamelât ve hesabatından mesuldür.
Yedinci Maddeye Dair
Heyet-i Temsiliyye azaları ber-vch-i âtî intihâb olunur:
Heyet-i Temsiliyye Şarkî Anadolu vilâyât ve elviye-i müstakillesinin kongrede hâzır bulunan murahhasları tarafından mensup oldukları mahalli bihakkın temsil edecek zevattan vilayetler namına intihâb olunacak asgari bir ve azami iki ve müstakil liva nâmına birer mümessilden teşekkül eder. İşbu mümessiller mensup oldukları vilayet ve müstakil livanın kongrede hazır bulunan murahhasları tarafından nisâbın iki misline müsavi irae olunacak namzedler miyanından nisabı kadar kongre heyet-i umumiyesince tefrik ve intihap olunur ve her vilayet ve müstakil liva namlarına haiz-i ekseriyet olanlar Heyet-i Temsiliyye azalığı sıfatını ihraz ederler.
Murahhasları kongreye yetişememiş olan vilâyât ve elviye nâmına Heyet-i Temsiliyye miyânına intihâbı icab eden azalığa veyahut kongrenin münakid olmadığı bir zamanda herhangi bir sebepten dolayı inhilâl eden azalıklara intihâb olunacak zevat, Heyet-i Temsiliyye ile ait olduğu heyet-i merkeziyyeler arasında bilmuhabere takarrur ettirilir. Bu takdirde icap eden azayı heyet-i merkeziyyeler heyet-i idarelerle bilistişare namzed olarak nisabın iki mislini bilintihab Heyet-i Temsiliyyeye bildirir ve heyetce tercih olunan zat, mümessil sıfatını ihraz eder.
Heyet-i Temsiliyye Şarkî Anadolunun heyet-i umumiyyesini temsil eder.
8. Heyet-i Temsiliyye, heyet-i merkeziyye ve idareler, mesâil-i mühimmede selahiyettar gördüğü zevatı azasından add ile istişare edebilirler.
9. Heyet-i idare ve merkeziyyeler bu nizamname ile tayin ve tesbit olunan esasat ve selahiyet dairesinde serbesttir.
10. Cemiyetin vâridâtı, istiklâlin kadr ü menziletini takdir buyuran her ferdin ibraz ve izhar eyleyeceği muavenet-i nakdiyeden ibarettir.
11. İrade-i milliyeyi hakim kılmaktaki âmâl-ı cemiyet, ancak Millet Meclisinin toplanarak hukuk-ı teşriiyye ve murakabesine tamamen ve emniyet ve serbesti ile bilfiil sâhib olmasıyla tahakkuk edeceğinden bu emniyet Millet Meclisinin teyidi üzerine cemiyetin alacağı vaziyet-i âtiye kararıyla tayin eder.
Kongre Heyeti
Sivas Kongresi Mukarreratı
Rumeli ve Anadolunun ittifâk-ı tâmmıyla 4 Eylül 335 tarihinde Sivasda akdolunan kongre mukarreratıdır.
Mevâdd-ı Esasiyye
Madde: 1 - Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye ile Düvel-i İtilâfiyye arasında münakid mütârekenâmenin imzâ olunduğu 20 Teşrin-i Evvel 334 tarihindeki hudud dâhilinde kalan ve her noktasında ekseriyeti İslâmlar teşkil eden aksâm-ı memâlik-i Osmaniyye yekdiğerinden ve câmia-i Osmaniyyeden gayr-i kabil-i tecezzi ve infikâk bir küldür. Bilcümle anâsır-ı İslâmiyye yekdiğerine karşı hürmet-i mukabele ve hiss-i fedâkârî ile meşhûn vaziyet-i irkıyye ve ictimaiyye ve şerâit-i muhitiyyelerine riâyetkâr öz kardaştırlar. (Müteakip mevâdd, Erzurum Kongresinin mukarreratının aynıdır.)
Misâk-ı Millî
Zîrde vâzıhül-imza Osmanlı Meclis-i Mebusân azaları, istiklâl-i devlet ve istikbâl-i milletin, haklı ve devamlı bir sulha nâiliyet için ihtiyâr edebileceği fedâkârlığın hadd-i azamisini mutazammın olan esasat-ı âtiyyeye temâmî-i riâyet mümkinüt-temin olduğunu ve esâsât-ı mezkure haricinde pâydâr bir Osmanlı saltanat ve cemiyetinin devam-ı vücûdu gayr-i mümkin bulunduğunu kabul ve tasdik eylemişlerdir.
Mâdde: 1- Devlet-i Osmâniyenin münhasıran Arap ekseriyetiyle meskün olup 30 Teşrin-i Evvel 1918 tarihli mütarekenin hîn-i akdinde muhasım orduların işgali altında kalan aksamının mukadderatı ahalinin serbestçe beyân edecekleri ârâya tevfikan tayin edilmek lazım geleceğinden mezkur hatt-ı mütâreke dahilinde dinen, ırkan ve aslen müttehid, yekdiğerine karşı hürmet-i mütekabile ve fedâkârlık hissiyâtıyla meşhûn ve hukuk-ı ırkıyye ve icitimaiyyeleriyle muhitiyyelerine tamamiyle riayetkâr Osmanlı İslam ekseriyetiyle meskün bulunan aksamın heyet-i mecmuası hakikaten veya hükmen hiç bir sebeple tefrik kabul etmez bir küldür.
Mâdde: 2- Ahalisi ilk serbest kaldıkları zamanda ârâ-yı âmmeleriyle anavatana iltihak etmiş olan Elviye-i Selâse için ledel-icap tekrar serbestçe ârâ-yı âmmeye müracaat edilmesini kabul ederiz.
Mâdde: 3- Türkiye sulhüne talik edilen Garbî Trakya vaziyet-i hukukiyyesinin tesbiti de sekenesinin kemâl-i hürriyetle beyân edecekleri ârâya tebean vâki olmalıdır.
Mâdde: 4- Makarr-ı Hilâfet-i İslâmiyye ve pâyitaht-ı Saltanat-ı Seniyye ve merkez-i Hükümet-i Osmaniyye olan İstanbul şehriyle Marmara denizinin emniyeti her türlü halelden masun olmalıdır. Bu esas mahfuz kalmak şartıyla Akdeniz ve Karadeniz boğazlarının ticaret ve münakalat-ı âleme küşadı hakkında bizimle sair bilumum alakadar devletlerin müttefikan verecekleri karar muteberdir.
Mâdde: 5- Düvel-i İtilâfiyye ile muhasımları ve bazı müşarikleri arasında takarrur eden esasat-ı ahdiyye dairesinde ekalliyetlerin hukuku, memalik-i mütecaviredeki Müslüman ahalinin de aynı hukukdan istifadeleri emniyesiyle tarafımızdan teyid ve temin edilecektir.
Mâdde: 6- Millî ve iktisadî inkişâfâtımız dâire-i imkâna girmek ve daha asrî bir idare-i muntazama şeklinde tedvir-i umura muvaffak olabilmek için her devlet gibi bizim de temin-i esbâb-ı inkişâfâtımızda istiklâl ve serbestî-i tâmma mazhar olmamız üssül-esâs-ı hayat ve bekamızdır. Bu sebeple siyâsî, adlî, mâlî inkişâfımıza mâni kuyûda muhâlifiz. Tahakkuk edecek düyûnatımızın şerait-i tesviyesi de bu esasata mugayir olmayacaktır.
Fi 27 Kânûn-ı Sânî 336
Sinop Mebusu
Rıza Nur
Kaynak:
Sinoplu Kurmay Binbaşı Cevdet Kerim (İncedayı), Türk İstiklal Harbi (Garp Cephesi)
Erkân-ı Harbiye-i Umumiyye Talim ve Terbiye Dairesi, İstanbul, Matbaa-i Ebuzziya, İstanbul 1341, sf. 21-28
Muhammet Safi
Başbakanlık Osmanlı Arşivi Uzmanı
muhammetsafi@gmail.com
Kategori: (Belirtilmemiş) | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı


